Türkçe Bakış

Türkçe Bakış


Hastanelerde, Hastaları İmamlar mı? Tedavi Ediyor...

09 Nisan 2020 - 01:04 - Güncelleme: 09 Nisan 2020 - 01:18


Corona Virüs salgını nedeniyle çeşitli kurum kuruluş ve siyasi yapılar tarafından ilim, bilim, fen, kitap okuma gibi konularda paylaşımlar yapılmaya yazılar yapılmaya başlandı…
Neymiş efendim ilim bilim çok önemliymiş, falan filan…
Atatürk şu kadar kitap okurmuş ilme bilime çok önem verirmiş işte benzeri konular…
Tabi bu nereden çıktı diyeceksiniz…
Bazı insanlar, devlet adamları ve diğer kamuoyunda değer bulmuş bazı isimler dua edelim, ibadet edelim çağrısında bulundular…
Konu tam da buradan çıktı…
Vay efendim siz bunu nasıl söylersiniz…
İlim var bilim var, tıp var. Gibi gibi…
Tamamen saptırma tamamen olayı farklı yöne çekme çabaları…
Onlara bakarsanız her şeyi bir kenara bırakalım hastaları tedavi etmeyelim, onlar orada yatsın çıkalım dua edelim denmiş gibi olayı farklı yöne çekme çabaları görüldü…
Onlara göre hastanede tedavi gören hastalara Türkiye Cumhuriyeti Üniversitelerinde tıp eğitimi alan bu işin eğitimini almış doktor, hemşire, sağlık görevlileri değil de sanki Diyanet İşleri Başkanlığının personeli, bakıyor.
Onlara bakarsan tıp falan bir kenara bırakıldı. Hastalıklar çok farklı yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılıyor…
Oysa hiç de öyle değil…
Bu hastalara tıp eğitimi almış insanlar bakıyor…
Hem de büyük fedakarlıklar yaparak…
Yani herkes işini yapmaya çalışıyor…
Hastalar nerede tedavi edilir tabiki hastanede…
Bunun dışında hastaların farklı şekilde tedavi edildiğini gören bilen duyan var mı?
… ???
Peki, bu tepkiler neden?
Onların tepkisi dua etmeye…
Sanki onlara birileri gel de zorla dua et dedi…
 
Birileri unutmasın bu ülke dualarla kuruldu…
Hem Yunan, İngiliz ve iç düşmanlarla savaşıldı…
Hem de dualar edildi…
Yani birisi diğerine engel değil…
Bakın bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti nasıl kurulmuş?
 
Atatürk, savaş alanlarında Kur’ân’ın kutsal kitap olmanın yanı sıra moral gücü olarak desteğini gözlemlemiş olduğunu şöyle dile getirmektedir;

 “Biz, bireysel kahramanlık sahneleriyle meşgul olmuyoruz. Yalnız size Bombasırtı olayını anlatmadan geçemeyeceğim. Karşılıklı siperler arasında uzaklık sekiz metre. Yani ölüm kesin... Birincisi siperdekiler, hiçbiri kurtulmamacasına toptan düşüyor, ikincidekiler onların yerine gidiyor.

Fakat imrenilecek ölçüde bir ılımlılık ve razı oluşla biliyor musunuz! Öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir zaaf bile göstermiyor; sarsılmak yok! Okuma bilenler, ellerinde Kur’an-ı Kerim, Cennete gitmeye hazırlanıyorlar.

Bilmeyenler Kelime-i Şehadet getirerek yürüyorlar. Bu Türk askerindeki ruh gücünü gösteren şaşılacak derecede ve kutlanacak bir örnektir. Emin olunuz ki Çanakkale muharebesini kazandıran, bu yüksek ruhtur.( Anafartalar Muharebelerine ait anılarından, 1918)
 
 
 

 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum